Modern Psikoloji ve Mutluluk Semineri

Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle; Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından yürütülen proje kapsamında;
– Güney Amerika, Burkina faso, Senegal ve Fildişi Sahili’nden eğitimcilerin kıymetli katılımlarıyla ‘Modern Psikoloji ve İslam Felsefesi Bağlamında Mutluluk’ konulu seminer verdik.
Bu güzel projeye dahil olmaktan şeref duydum.
Davet için teşekkürler

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ SEMİNERİ

TC BAŞBAKANLIK- DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’nde ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliği’ bünyesinde

Ruh ve Beden Bütünlüğüyle Kadın Olmak‘ başlığıyla seminer verdik.

Tüm katılımcılara, yoğun ilgi ve muhteşem konukseverlikleri için sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

SEMA TERAPİ

  • Evrensel olarak hepimizin ortak duygusal ihtiyaçları vardır. Temel güvenlik, bakım alma, kabul edilme, kimlik algısı, ifade etme özgürlüğü gibi. Bu duygusal ihtiyaçlar çocukluktan itibaren vardır. Kişinin ihtiyaçları tutarlı biçimde karşılanmadığında ruh sağlığı olumsuz etkilenir. Bu karşılanmamış ihtiyaçların sonucu olarak uyumsuz şemalar gelişir.  
  • Şemalar, genel yaygın örüntüleridir. Bu örüntüler anılar, duygular, düşünceler ve fiziksel duyumlardan oluşur.  Genellikle çocuklukta bazen de gençlikte ortaya çıkar ve yaşam boyunca gelişirler. Kişinin sağlıklı şekilde hayata devam etmesini engeller.  
  • Uyum bozucu şemaların bazıları şöyledir: 

 TERK EDİLME ŞEMASI 

  • Terk edilme şeması sevdiğiniz insanların sizi terk edeceği, sizin sonsuza kadar duygusal olarak dışlanmış kalacağınız hissidir. Sevdiğiniz insanların öleceğini, evi terk edeceğini ya da başka birini tercih ettikleri için sizi terk edeceklerini hissedersiniz. Yani bir şekilde tek başınıza kalacağınızı düşünürsünüz. Bu inanç yüzünden size yakın olan insanlara çok fazla yapışabilirsiniz. Buna rağmen en sonunda o insanları kendinizden uzaklaştırırsınız 
  • GÜVENSİZLİK  ve KÖTÜYE KULLANILMA 
  • Güvensizlik ve kötüye kullanılma şeması insanların sizi inciteceğinin veya bir şekilde sizi kötüye kullanacağının beklentisidir. Size göre insanlar yalan söyler, aldatır, manipule eder, küçük düşürür, fiziksel/duygusal olarak zarar verir ve kötüye kullanıp sizden yararlanmaya çalışırlar. 
  • BAĞIMLILIK  

Bağımlılık şemanız varsa, günlük hayatınızı başkalarının yardımı olmadan sürdüremezsiniz, sürekli bir destek ihtiyacınız vardır. Çocukken bağımsız davrandığınız zamanlarda hep engellenmiş ve yetersiz hissettirilmiş olabilirsiniz. Yetişkinken arkanızı yaslayabileceğiniz güçlü figürler ararsınız ve onların sizin hayatınızı kontrol etmelerine izin verirsiniz. Kendi başınıza hareket edemezsiniz.  Bu şema, yetişkinler dünyasında küçük bir çocuk olma hissidir. 

DUYGUSAL YOKSUNLUK 

  • Duygusal yoksunluk, sevilme ihtiyacınızın başkaları tarafından yeteri kadar karşılanmayacağı inancıdır. Kimsenin sizinle gerçekten ilgilendiğine ve hislerinizi anladığına inanmazsınız. Soğuk ve verici olmayan, ilişkinize yatırım yapmayan, uzak/mesafeli duran partnerler bulabilirsiniz. Siz de ilişkide ya çok soğuk, mesafeli durur ya da çok fazla verici davranırsınız. Sonunda kaçınılmaz olarak tatmin edici olmayan ilişkiler kurarsınız. Aldatılmış hissedersiniz, bu hissiniz öfke ile kırılıp yalnız hissetmek arasında gidip gelir. Öfkeli tutumunuz insanları sizden uzaklaştırır ve duygusal yoksunluğunuzu pekiştirir. 
  • KUSURLULUK 

Kusurluluk şeması ile kendinizi eksik ve kusurlu hissedersiniz. İnsanlar gerçek sizi tanıyacak kadar yakın olurlarsa, sizi sevilmez bulacaklarına inanırsınız. Kusurlarınız yakınlaşma arttıkça ortaya çıkabilir. Çocukken ailenizde kendiniz olduğunuz için saygı gördüğünüzü hissetmemiş, kusurlarınız nedeniyle eleştirilmiş olabilirsiniz. Kendinizi suçlamış ve kendinizi sevilmeye değer görmemiş olabilirsiniz. Yetişkin olarak sevgiden korkuyorsunuz. Size yakın olan insanların size değer verdiğine inanmakta zorlanıyorsunuz. Bu yüzden onların sizi reddetmesini bekliyorsunuz.  

EMDR

EMDR- Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme 

EMDR Nedir? 

  • Taciz, kayıp, kaza, afet,  gibi büyük travmalarla birlikte, erken çocukluk yaşantılarından yetişkinlik dönemine kadar yaşanan her türlü olumsuz olayın kişide bıraktığı olumsuz duygu ve düşüncelerin üzerinde çalışıldığı bir terapi yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre kişilerin yaşadığı ruhsal sorunların altında( duygudurm bozuklukları, kaygı bozuklukları, ilişki sorunları, cinsellik sorunları…..) olumsuz duygu ve düşünceler-inançlar bulunmaktadır. Bu yöntem ile olumsuz duygu-düşüncenin oluştuğu anıya, ve geliştiği diğer yaşam olaylarına dönerek, olumsuz duygu-düşünce sıfırlanıp, kişinin daha sağlıklı- işlevsel bir bakış açısı kazanması sağlanmaktadır.  
  • EMDR, fizyolojik temelli bir yaklaşımdır. Beynin tarvmatik durumlarda yapamadığı işlemlemeyi sonradan yaparak, kişinin duyarsızlaşması sağlanır, ve böylece o olayla ilgili travmatize olması engellenmiş olur. 
  • EMDR ile sadece travmanın oluşturduğu semptomlar (şikayet belirtileri) ortadan kaybolmaz, aynı zamanda kişinin o olaya, kendine ve dünyaya dair daha sağlıklı- olumlu duygu ve inançlar geliştirmesi sağlanır. 

EMDR Nasıl Uygulanır? 

EMDR kısa süreli bir terapi yaklaşımıdır. 8 aşamalıdır. 3 yönü içeren bir terapi planı vardır.  

– 1.Yön: Geçmiş: kişinin sorununu ortaya çıkaran geçmiş olaylar bulunur ve bu olayların yarattığı olumsuz duygu, düşünce-inançlar belirlenir. 

– 2.Yön: Şimdi: Kişinin şuandaki semptomları, sorun durumları tedavi edilmeye başlanır. Bu tedavi, geçmişteki olayların yeniden işlenip, onlara karşı duyarsızlık kazanılması şeklinde yapılır. 

– 3. Yön: Gelecek:  Geçmiş olumsuz olayın yeniden işlemlenmesiyle kişi yeni sağlıklı-olumlu duygular ve inaçlara kavuşur. Kişi, kazandığı yeni farkındalıklarla sağlıklı gelecek planları yapar ve buna göre sağlıklı davranışlara yönelir. 

EMDR Ne Kadar Etkilidir? 

EMDR, etkinliği yıllardır onlarca üniversite tarafından yapılan araştırmalarla kanıtlanmış bir yöntemdir. Diğer yandan; Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO, World Health Organization), Amerikan Psikiyatri Birliği (American Psychiatric Association) , Uluslararası Travmatik Stres Çalışmaları Birliği (International Society for Traumatic Stress Studies) gibi saygın kurumlar tarafından etkinliği kabul edilmiş bir yöntemdir.  

EMDR Hangi Durumlarda Kullanılabilir? 

  • Büyük travmalarda: Taciz-tecavüz-istismar ve ihmal yaşantılarında-kayıp-kaza-afet durumları 
  • Psikiyatrik durumlarda: Travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları, duygudurum bozuklukları, yeme bozuklukları, fobiler, cinsel sorunlar,  
  • Diğer durumlar: ilişki sorunları, sınav kaygısı,  gibi hemen her şikayette kullanılabilir. Zira bu yaklaşıma göre, şimdi yaşanan her sorunun altında geçmişte yaşanan olumsuz bir olay, ya da olumsuz inançlar  yatmaktadır ve bunların işlemlenmesiyle mevcut durumdaki şikayet ortadan kalkacaktır. 
  •  
  • *Uzman Psikolog Ela Reyhanlıoğlu, EMDR eğitimini DBE-Emre Konuk’tan almıştır, ve DBE ile EMDR Instıtute tarafından akredite edilmiş eğitim sertifikasına sahiptir. 

HİPNOTERAPİ

HİPNOTERAPİ NEDİR? 

  • Hipnoterapi regresyon (geri dönüş) tekniğiyle kişinin geçmiş yaşantılarına dönüp, zihin-duygu-enerji boyutuyla çalışıldığı bir yöntemdir. Sanıldığının aksine, tamamen bilincinin kapalı olması ya da uykuya dalmak değildir. Kişi sadece trans haline geçer (ki günlük yaşantımızın yaklaşık %80’inde trans halindeyizdir) ve terapistin telkinleriyle olay anına geri döner. Bu geri dönüşün amacı, kişinin orada yaşadığı olumsuz duyguyu boşaltmak ve bu olay sonrasında geliştirdiği olumsuz inançları keşfedip, değiştirmektir. 

Hipnozda kalma, geri dönememe durumu yaşar mıyım? 

  •  Seans bittiğinde, kişide herhangi bir hafıza kaybı, ya da başka bir bellek sorunu oluşmaz. Kişi tüm sürecin farkındadır, yalnızca trans halinde olayı yaşar. Dolayısıyla o trans halinde kalmak yada geri dönememek gibi bir durum oluşmaz. 

Hipnozdayken hiçbir şeyin farkında olmayacak mıyım? 

  • Terapist, kişinin farkında olmadığı, izin vermediği hiçbir telkinde bulunamaz.  Kişi gerçek hayattan tamamen kopmuş değildir. Danışan istediği zaman terapist süreci durdurmak zorundadır. Dolayısıyla hipnoz sürecinde istemediğiniz ya da kontrolünüzün dışında hiçbir şey yaşamazsınız. Tüm süreç doğrudan sizin ve terapistinizin kontrolünde ilerler.   

Hipnoterapi senasları ne kadar sürer? 

  • Diğer terapi seansları 45-50 dk iken hipnoterapi ortalama 1.5 saat sürmektedir. Bu süre, çalışılan konuya, danışanın olayla ilgili duygulanımına bağlı olarak uzayabilmektedir. 

Hipnoterapi hangi sorunlarda kullanılabilir? 

  • Hipnoterapi tüm psikolojik sorunlarda, etkili şekilde kullanılmaktadır.  Yeme bozuklukları, bağımlılıklar, cinsel sorunlar, kaygı bozuklukları, duygudurum bozuklukları, travmalar (taciz,tecavüz, ihmal, kaza, kayıp, afet..), gibi alanlar özellikle tercih edilen alanlardır. 

Hipnoterapi doğum için kullanılabilir mi? 

  • Hipnoterapi, anne adayının doğumla ilgili korkuları, annelik kaygıları çok yoğun düzeydeyse kesinlikle önerilmektedir. Böylece anne adayının hem daha keyifli bir hamilelik  süreci yaşaması hem de çok daha rahat doğum yapması sağlanabilmektedir. 
  • *Uzman Psikolog Ela Nur ReyhanlıoğluWellnessInstıtute tarafından akreditasyonlu hipnoterapist Reyhana Saadet’ ten hipnoz eğitimi almıştır. 

HASTA VE HASTA YAKINI TERAPİSİ

Hasta ve hasta yakınlarına psikolojik desteğin amacı nedir? 

  • Psikolojik acıyı azaltmak, 
  • Psikososyal uyumu sağlayarak yaşam kalitesini arttırmak, 
  • Kaygı, depresyon vb psikiyatrik bozuklukları düzeltmek 
  • Hastalıkta ve yaşamlarında kendi denetimlerinin olduğu duygusunu geliştirip artırmak, 
  •  Yeni bir yaşam ve gelecek planı oluşturmada destek 
  •  Hasta, aile ve sosyal çevre ile etkileşimi güçlendirmek, 
  • Hastanın geçmişteki güçlü yönlerini harekete geçirip hastalıkla baş etmede başarılı yollar bulmak, 
  • Öfke, kızgınlık, suçluluk gibi duygu ve tepkilerin serbestçe ifade edilmesini ve hastalıkla ilgili düşüncelerin anlatılmasını cesaretlendirmek 

Hasta ve hasta yakınına psikolojik destek neden önemlidir? 

  • Her türlü hastalık kişinin hayatına doğrudan travmatik bir etki yapar 
  • Ruh ve beden sağlığı bir bütündür.  
  • Tedavi: Bedensel+Ruhsal+Çevresel süreçtir. Bu nedenle ilaç tedavisi alırken diğer yandan psikolojik destek almak elzemdir. 
  • Bir kişiye hastalık tanısı konulduğunda sadece kendisi değil yakın çevresi içinde ruhsal anlamda zor bir durum oluşacaktır. bunu 

Hastalarda ne gibi psikolojik sorunlar görülebilir? 

  • Hastalıklar;  kişiye, topluma, yaşa, kültüre, hastalığın nasıl algılandığına, desteklere, hastalığın ima ettiği güçlüklere bağlı olarak kişinin denge ve uyumunu bozar 
  • Duygusal ve sosyal izolasyon, 
  • Yalnızlık duygusu, 
  • Ölüm korkusu, 
  • Statü ve işlerini, çevresini kaybetme korkusu, 
  • Bağımlılık psikolojisi (sürekli ihtiyaç duyma), 
  • Depresyon, 
  • Kronik uykusuzluk, 
  • Kaygılarda artış, 
  • Terk edilme korkusu gelişebilir 

*Uzman Psikolog Ela Nur Reyhanlıoğlu, Üsküdar Üniversitesi bünyesinde ve pekçok hastanede sağlık elemanlarına ‘Hasta ve Hasta Yakını Psikolojisi Eğitimi’ vermiş, hasta ve hasta yakınlarına bireysel psikoterapi hizmeti sunmuştur. 

*Hasta ve hasta yakını destek gruplarında kanser hastalarıyla çalışmalar yürütmüştür. 

ÇİFT TERAPİSİ

  • Çiftler arasındaki yakın ilişkinin çalışıldığı, psikoterapi sürecidir. Bu süreçte çiftlerin sorunları, ilişkinin temel sistemleri, ilişkideki risk durumları, eşler arası iletişim ve cinsel sorunlar gibi tüm alanlar çalışılmaktadır. Çatışmaların çözülmesiyle beraber bireylerin sağlıklı yönde gelişim ve değişimi amaçlanmaktadır. 

Neden Çift Terapisi almalıyız? 

  • Eğer partnerinizle uzun süreli sorunlar yaşıyor ve çözüme ulaşamıyorsanız çift terapisine başvurmanız önerilir. Çift terapisinde ilişkinizdeki süreçler analiz ve kendi çözüm yolunuzu bulmanız desteklenir. Aslında çift terapisi ikili arasına konulmuş bir ayna gibidir. Terapi süreciyle kişiler hem kendi içsel yaşantılarını, hem partnerlerinin dünyasını hem de bu iki iç dünyanın ilişkiye yansımalarını görebilirler. İlişkiye dair farkındalık kazanmak çözümler üretmenizi kolaylaştıracaktır. 
  • İlişkiniz bireysel ruh sağlığınızı doğrudan etkileyen boyutlardan biridir. Eğer sağlıklı ilerleyen bir ilişkiniz yoksa, eşinizle yıkıcı çatışmalar yaşıyorsanız ilişkiden önce kendi ruh sağlığınız olumsuz etkilenecektir. Yani ilişkiniz doğrudan sizin ruhunuza etki eder. Sanıldığı gibi çift terapisine sadece ilişkiyi kurtarmak için değil dolaylı olarak kendi ruh sağlığınız için gitmiş olacaksınız.  
  • Hiçbirimiz hayatımızı kendimize ait ve yalnız olduğumuz bir gezegende yaşamıyoruz. İçsel dengemiz ve sağlığımız, dış dünyada kurduğumuz ilişkilerden etkilenir.  
  • İlişkide mutluluk = bireysel mutluluk 
  • Biz mutluysak, ben mutluyum 
  • Ben mutluysam, biz mutlu olabiliriz. 

Çift terapisinin çalışma alanları nerelerdir? 

 Aile ve çift terapisinin çok geniş ve yaygın bir çalışma alanı vardır. Tüm psikiyatrik/psikolojik bozukluklarda, diğer yöntemlerle birlikte kullanılabilir. Kullanım alanlarından bazıları aşağıdaki gibidir: 

  • Çinsel ilişki sorunları 
  • Evlilik problemleri 
  • Boşanma 
  • Aile yaşamında değişiklikler (iş değişikliği, taşınma vb.) 
  • Ebeveynlik becerileri 
  • Evlat edinme, üvey ebeveyn/çocuk ilişkileri 

Birçok durumda, çift terapisiyle birlikte bireysel terapi ve bazen de ilaçla tedavi yöntemi eşlik edebilmektedir. 

Bazı durumlarda, aile ve çift terapisi yasal olarak önerilmektedir. Örneğin aile mahkemelerinde boşanma vb. bazı davalarda önce aile/çift terapisi önerilmektedir. 

BOŞANMA DANIŞMANLIĞI

Boşanma Danışmanlığı Nedir? 

  • Boşanma danışmanlığı, boşanma kararını almış çiftlerin süreci daha sağlıklı geçirmesi adına sunulan bir danışmanlık hizmetidir. Boşanma danışmanlığı, çift terapisi ya da arabuluculuktan farklıdır. Zira bu danışmanlık süreci, çiftin boşanma kararıyla başlar ve bu kararın sonuçlarına odaklanarak ilerler. Evliliği yeniden hayata geçirmekten öte, kişilerin boşanmadan en az zararla çıkmasını amaçlar. Boşanma ve sonrası olmak üzere iki alanı kapsar. Geçmiş evlilik yaşantısına odaklanmaz. ‘’Şuan ki boşanma süreci nasıl ‘iyi boşanma’ düzeyine getirilebilir, ve sonrasında hayat nasıl daha sağlıklı yaşanabilir’’ sorularına cevap aranır. 

Boşanma danışmanlığının çift terapisinden farkı nedir? 

  • Klasik çift terapilerinde çiftin var olan sorunlarına geçmiş yaşantılar, kök inançlar, duygular penceresinden bakılır, tüm ilişki süreci analiz edilir ve bu bağlamda sonuca gitmeye çalışılır. Boşanma danışmanlığında ise, boşanma kararı kesinleşmiş (hukuki süreç başlamış olabilir) kişilerde, tarafların boşanmayla ilgili yaşadığı çatışma, olumsuz duygulanım sağlıklı bir noktaya çekilmeye çalışılır, böylece boşanmanın olumsuz etkilerinin uzun süre devam etmemesi, bireylerin sağlıklı yetişkin hayatına dönmeleri amaçlanır. Sonuç olarak, boşanma sürecinde ortak şekilde alınması gereken kararlar ( tazminat, nafaka, velayet gibi) çok daha kolay alınabilir. Zira, çatışma arttıkça karar verme güçleşecektir, ve her iki taraf içinde ruhsal yıkım daha şiddetli olacaktır. 

Neden boşanma danışmanlığı almalıyız? 

  • Evlilik gibi boşanmada bütün bir hayatı etkileyecek önemli bir karardır. Boşanma ‘sağlıklı’ şekilde gerçekleşmediyse çiftlerin sonraki tüm yaşantılarını özellikle de sonraki duygusal ilişkilerini olumsuz etkileyecektir. Güvensizlik, yoğun öfke, sağlıklı bağlanamama gibi durumlarla boşanmış bireylerde daha sık karşılaşmaktayız. Benzer şekilde, bu süreç taraflardan biri için daha zorlayıcı olabilir ve kaygı bozuklukları, depresyon bozuklukları gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle ‘iyi boşanma’ ile yaşanabilecek olumsuz durumlar azaltılabilir, hem çiftin hem de çocuklarının ruh sağlığı korunabilir.  

Boşanma danışmanlığının amacı nedir? 

  • Boşanan çiftin birbiriyle sağlıklı ilişki kurmasını sağlamak 
  • Her iki tarafın ‘evliliğin bittiğini’ sağlıklı şekilde kabul etmesini sağlamak 
  • Boşanmayla oluşabilecek yeni stres durumları için sağlıklı başa çıkma yöntemlerini belirlemek 
  • Bireylerin yeni hayat düzenlerine uyumunu kolaylaştırmak 
  • Boşanma sonrası sağlıklı iletişimin devam etmesi üzerine çalışmak 
  • Kişilerin evlilik ve boşanma sürecinde yaşadıkları olumsuz yaşam olaylarını sağaltmak 
  • Varsa, çocuklar konusunda kişilerin sağlıklı ebeveyn olmalarını sağlamak  
  • Çocukların yaşayabileceği sorunlarda destek sağlamak 
  • Boşanma sonrası hayatın olumlu yönlerini keşfetmek 
  • Kişilerin kendileriyle ilgili, ilişkileriyle ilgili farkındalık kazanmalarını sağlamak 
  • Boşanma sonrasında yaşanabilecek sorunların risklerini belirlemek, başa çıkma yollarını bulmak 

*Uzman Psikolog Ela Nur Reyhanlıoğlu Üsküdar Üniversitesi’nde Aile DanışmanlığI Programı’nda uzmanlara dersler vermiştir.  ‘Sağlıklı Boşanma’ üzerine çiftlerle çalışmalar yapmaktadır. 

BAĞIMLILIK TERAPİSİ

**Ela Reyhanlıoğlu, Bağımlılık Terapisi eğitimini Türkiye Yeşilay Cemiyeti bünyesinde, başta ProfDr Ayhan Kalyoncu ve ProfDrKültegin Ögel olmak üzere pek çok uzmandan almıştır.  

**İtalya’da gerçekleştirilen Uluslararası San Patrignano Atölye Çalışması’na katılarak, farklı ülkelerden uzmanlarla bağımlılık üzerine araştırma ve inceleme çalışması yürütmüştür. 

Bağımlılık nedir? 

  • Madde kullanımına nedeniyle ortaya çıkan belirgin sorunlara rağmen kişinin madde kullanımına devam etmesi, ve bununla ilgili zihinsel, davranışsal ve psikolojik belirtiler göstermesidir.  

Bağımlılık bir beyin hastalığıdır. Kullanımdan sonra insan beyninde ciddi etkiler ortaya çıkar ve artık kişi istese de tıbbi ve psikolojik destek almadan kullanımı bırakamaz 

Bağımlılıkta görülen belirtiler nelerdir? 

  • Tolerans geliştirme: Kişinin aldığı madde miktarını giderek arttırması, sarhoşluk ya da maddenin sağladığı diğer etkiye ulaşması için daha fazla kullanmak zorunda kalmasıdır. 
  • Çekilme belirtileri: kişinin madde kullanımını bıraktığında fiziksel ya da psikolojik olarak rahatsız olup, tekrar maddeye dönmesidir. 
  • Günlük hayatındaki işlerini aksatmak, işi bırakmak- ailesine zaman ayıramamak 
  • Madde kullanmaya başladıktan sonra kendini durduramamak.  
  • Fiziksel ya da ruhsal sağlığı kötüleşse bile kullanmaya devam etmek. 

Bağımlılığın tedavisi mümkün mü? 

  • Her hastalık gibi, bağımlılık hastalığı da da uzman desteğiyle, yani psikolojik destekle ve  gerekirse ilaç tedavisi ile sonlandırabilir. Diğer yandan, bağımlılık tedavisinde kişinin aile ve diğer sosyal çevresinden destek alması da en az uzman desteği kadar önemlidir. Bağımlılık tedavisi uzun ve zorlu bir süreçtir, ancak kişilerin tedaviye istekli olması ve yakın çevrelerinden destek almaları bu süreçte başarılı olmayı kolaylaştırır. 

Bağımlılık tedavisinde nasıl yöntemler kullanılmaktadır? 

  • Bağımlılığın tedavisinde, detoksifikasyon (arınma) dönemi boyunca kişilere ilaç desteği sağlanır. Ancak ilaç kullanımı yani arınma dönemi herkes için uygulanmak zorunda değildir. Başvurduğunuz uzman ‘arınmanın’ gerekli olup olmadığına karar verecektir. İlaç tedavisi dışında; bireysel terapiler uygulanmakta, kişi bir psikiyatrist ya da bağımlılık terapisti olan bir psikolog tarafından bireysel görüşmelerle tedaviye alınır. ayrıca ülkemizde her şehirde bulunmasa da terapi grupları (ayrıntılı bilgi için bakınız; AA- Adsız Alkolikler, NA- Adsız Narkotikler) , iş-uğraş terapileri, kendine yardım grupları, farklı rehabilitasyon programları da bağımlılık tedavisi için kullanılmaktadır.  

Bağımlının ailesi tedavi sürecinde ne yapmalı? 

  • Ailenin ve yakın çevrenin öncelikli görevi bağımlıyı tedavi için yüreklendirmektir. Bağımlının kullanımı ileri düzeye ulaştıysa ve kendi can güvenliği tehdit altındaysa, onun maddeye ulaşımını engellemelidir. Eğer bağımlının maddi geçimini aile sağlıyorsa, bağımlının tüm ihtiyaçlarını karşılayıp ona destek olmalı, ancak madde almasına parasal destek sağlamamalıdır. Tedavi sürecinde ailenin de çok kontrollü olması ve uzmanla işbirliği içinde davranması gerekir. Tedavi sürecinde psikolojik olarak bağımlıya destek olmalı ama onun madde alması için gereken parayı ona sunmamalı, bu bütçeyi tedavi imkanları için kullanmalıdır. Elbette bağımlının ısrarcı tavrı, bazen para almak için şiddete başvurması, ailenin dirençli durmasını zorlaştıracaktır. Ancak bu noktada uzman, aileyi de tedavi sürecine katarak, bu sürecin kolaylaşmasını sağlayacaktır. 

Uzman desteği olmadan, kişi kendi iradesiyle bağımlılıktan kurtulabilir mi? 

  • Bağımlılık kronik bir beyin hastalığıdır. Bu nedenle kişiler, bir süre kullanımı bıraksalar da zaman içinde tekrar kullanmaya başlama ihtimalleri çok çok yüksektir. Uzman desteğiyle, kişiler maddeyi kullanmadan yeni bir dünya kurmayı daha kolay başarabilirler. Bağımlılar, eğer stresle nasıl baş edeceklerini bilmezlerse, doğru iletişim kurma becerisi edinmezlerse, kullanımı bıraktıktan sonra bir stres durumunda tekrar maddeye dönebilirler. Buyüzden uzun süreli olarak bir uzman gözetiminde olmaları faydalı olacaktır. 

Bir yakınımın madde kullandığını nasıl anlarım, belirtileri nelerdir ? 

  • Fiziksel görünümünde bozulma, bedensel bakımına, temizliğine dikkat etmeme 
  • Yorgun, depresif, umutsuz duygular baskındır. Ama bir anda hızlı bir değişim yansıtır. 
  • Madde kullanmak için yalnız kalabileceği yerlere sık sık gitmek, gizemli ve şüpheli davranışlar sergiler. 
  • Tutarsız konuşabilir, ve uygunsuz davranır. 
  • Borç para alır, bir şeyler çalabilir, kendine ait şeyleri satabilir. 
  • Okul hayatında notları düşer, devamsızlığı artar. İş hayatında başarısız olur, işleri aksatır ve işten çıkabilir. 
  • Madde almadığı durumlarda rahatlayamaz, eğlenemez, mutsuz görünür. 
  • Kullandığı maddenin etkileri görünmesin diye uygunsuz zamanlarda güneş gözlüğü takabilir, uzun kollu kıyafetler giyebilir. 

**Eğer bir yakınınızda böyle belirtiler görüyorsanız, lütfen bir uzmana başvurunuz.  

EFT

EFT Nedir?

* EFT tam olarak ne psikolojiye ne de fizyolojiye dayanır. EFT enerji sistemini temel alan bir yaklaşımdır. Bu tekniğe göre; belli noktalara vuruşlar (tapping) yapılarak enerji bedeni dediğimiz alan aktifleştirilir, böylece kişi fiziksel- ruhsal sorunlarından kurtulur.

* Bu yaklaşımın temel varsayımı, yaşanan bazı olayların, zihnimizdeki bazı düşüncelerin ve olumsuz duyguların enerji bedenimizde tıkanıklık yarattığı, bu tıkanıklıkların da biz de birtakım ruhsal-fiziksel problemlere yol açtığıdır.

* Fark etmeden bastırdığımız olumsuz duygular bedenimizdeki meridyen noktalarına yapılan vuruşlarla (tapping) açığa çıkar, böylece de duygunun yarattığı fiziksel-psikolojik sorunlar da ortadan kalkmış olur

* Ruh ve beden ayrılmaz bir bütün halinde birbirini etkilemektedir, EFT ise sorunların temelinde yatan duyguları özgürleştirerek hem psikolojik hem fizyolojik sorunlar için inanılmaz çözümler sunmaktadır

EFT nasıl uygulanır?

* EFT, vücuttaki enerji tıkanıklıklarını kaldırmak için, parmaklarımızla meridyen noktalarımıza vuruşlar yapmaktır. Bu vuruşlara sorun durum ortadan kalkıncaya kadar devam edilir.

EFT Hangi durumlarda kullanılır?

* EFT, enerji sistemindeki tıkanıkların neden olduğu ve Duygusal/Enerjik bir boyutu olan tüm problemlerin çözümünde kullanılır.

* Bir hastalığın tamamı enerji tıkanıklığı nedeniyle olmasa bile, mutlaka enerjiyle ilgili bir parçası vardır.Bu nedenle EFT bazı hastalıklarda tamamen iyileştirici iken, bazılarında sorunun şiddetini azaltarak kısmi iyileşme sağlar.

* Uyku Bozuklukları- Yeme Bozuklukları- Cinsel istek ve işlev sorunları- Kaygı bozuklukları (Obsesif kompulsif bozukluk- panik bozukluk- fobiler)- Duygudurum Bozuklukları (depresyon)- Travmalar- Psikosomatik rahatsızlıklar- alerjiler- tanımlanamayan ağrılar …. gibi sayısız rahatsızlıkta EFT’nin etkili olduğu bulunmuştur.